Son Dakika

Osmanlı Saflarında Savaşan Uygur Türkü

This post has already been read 22 times!

Osmanlı Saflarında Savaşan Uygur Türkü

Dr. Abdulhamit AVŞAR

Dış Türkler, bu bağlamda Türkistan Türkleri, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti’ne destek için düzenli bir ordu gönderme imkânından mahrum idilerse de, bireysel olarak, Osmanlı ordusu saflarında savaşmaktan imtina etmemişlerdir. Bu gönüllülerden biri de Doğu Türkistan’ın önde gelen tarihçilerinden Prof. Dr. Hacı Yakup Anat’ın babasıdır.

Genç ve meraklı biri olan Kaşgarlı Hacı Yusuf, Moskova ve Kırım üzerinden “Türk kardeşlerini görme” amacıyla XX. yüzyıl başlarında İstanbul’a gelmiştir. O sırada 2. Abdülhamit tahttadır, ancak İttihat ve Terakki, Enver Paşa, Talat Paşa, Ahmet Rıza Bey, Cemal Paşa, Şükrü Paşa isimleri de sıkça duyulmaktadır. Türkiye’yi çok seven Yusuf, burada yaşamaya karar vermiş ve çeşitli işlerde çalışarak hayatını idame etmeye başlamıştır. Bu sırada, Türkistanlıların kaldığı bir tekkeye de sık sık gidip gelmektedir.

Birinci Dünya Savaşı başladıktan sonraki günlerin birinde tekkenin şeyhi, “Oğlum Hacı Yusuf! Bugün buraya subaylar geldi. Ordumuza asker yazıyorlardı, seni de asker yazdırdık. Doğu Türkistanlılar da askere katılıyor” deyince, “Kardeşlerimin yanında severek savaşırım. Ne zaman isterlerse hazırım” karşılığını vermiş ve Asya Taburu’na katılmıştır.

Kazanlı bir aydın olan Abdürreşid İbrahim 1915 yılı sonlarında Almanya’ya giderek, Rusya ordusu saflarındayken esir edilen Türklerden “Asya Taburu” adıyla bir birlik oluşturmuştu. Tabur, 7 Mayıs 1916’da İstanbul’a gelmiş ve hemen İngilizlerle savaşmak üzere Irak cephesine gönderilmişti. Anat’ın anılarından bu taburun Türkiye’de yaşayan Doğu Türkistanlılarla da takviye edildiğini öğreniyoruz.

Osmanlı Ordusu saflarına katılan Uygur Türkü Kaşgarlı Yusuf, Asya Taburu’yla birlikte Kutül Amare’ye sevk edilmiştir. Burada iki yıl aralıksız savaşmış, savaştan sonra da yeniden İstanbul’a dönmüştür.

Birinci Dünya Savaşı’nda pek çok Türkistanlı, buna benzer çeşitli yollarla Osmanlı ordusuna gönüllü olarak katılmıştır. Hatta Mekke ve Medine’de öğrenim ya da hac amacıyla bulunan bazı gönüllüler, orduya katılırken parasal katkıda da bulunmuşlardır. Bu destek Kurtuluş Savaşı sırasında da artarak devam edecektir.